FARMASİ BABACANLAR GRUP

Başarı Hikayem ve Farmasi’nin Hayatımdaki Önemi

Herkesin bir başarı hikayesi vardır ,benim hikayem Karadeniz’in güzide ili olan Trabzon’un şirin ilçesi ‘Araklı Ortaköy köyünde başladı. 6 kız 3 erkek ten oluşan 9 kardeşli bir ailenin 6.çocuğuyum .Eskiden erkek çocuklarına ayrı bir değer verilirdi ,benim ismimi de annem ‘Songül’ koymuş o yüzden, 6. ve son kız dan sonra artık erkek bebek olsun istedikleri içinmiş.

Çocukluğum ve gençliğim köyde geçti. Çiçekler, böcekler, doğa her şey o kadar güzel diki tarifi imkansız diyebilirim.Keşke herkes köyde büyüse hayatın ne kadar güzel olduğunu, her nefes alışta halimize şükretmemiz gerektiğini anlarlardı. Hiç unutmuyorum bir gece saat tam 3 aklımıza incir yemek geldi ve ben kendimi incir ağacının tepesinde buldum. Aklıma koyduğumu yapmam çocukluğumdan geliyor. Hayal gücüm çok yüksekti geleceğe yönelik hayaller kurardım ve bir gün bu hayallerimin gerçek olacağına inanırdım.

En büyük hayallerimden biri Paris’i görmekti ve bir gün hayalım gerçek olacak derdim.Arkadaşlarım benimle dalga geçerlerdi.

Anılarım anlatmakla bitmez…

Sevgili eşim Kamil beyle evlenmekle köy hayatından şehir hayatına geçmiş bulundum. Kendimi sarayda kafesin içinde hissediyordum, çok zor alıştım şehir hayatına ,ilk göz ağrım ,canım oğlum Berkan’ın dünyaya gelişi ile şehir hayatına alışmaya başladım. Derken canım kızım Berika’da dünyaya geldi.

Eşimle mutlu yuvamız vardı fakat asgari ücretle geçim zordu …

Sürekli bir şeyler üretmeyi çok seviyordum el sanat kurslarında sürekli bir şeyler öğrenip boş zamanlarımı değerlendirirdim. Çok kısıtlı imkanlarla büyümüş olmama rağmen içimde büyük bir başarı azmi vardı.. Hayatımda geriye baktığımda çocuklarıma anlatacağım dolu dolu anılarım olmalı diye düşünürdüm.

Komşumun vasıtasıyla doğrudan satış şirketi olan Avon Kozmetik ile tanıştım, üye olmaya karar verdim. Fakat bu üyelik bile çok zor bir başlangıçtı. Sadece 1 ay boyunca eşimi ikna etmek için uğraşmıştım. İşin içine girdiğimde insanların para kazandığını, hatta kariyer elde ettiklerini gördüm. Çok etkilenmiştim ,her ne olursa olsun ben de bu işi yapmalıydım! Önce üyeler yapmaya başladım, üyelerime eğitim alıp eğitim vermeliydim. Eşim toplantılara gitmeme çok müsaade etmiyordu.. Ben yine’de bir yolunu bulup mutlaka toplantılara katılıyordum. 4 yıl liderlik yaptım. Geçen dört yılda çok şey öğrendim. Doğrudan satış nasıl yapılır, ekip kurmanın yöntemleri, saha yapmanın püf noktaları gibi. Çok şey öğrenmeme yolunda gitmeyen bir şeyler vardı, üstelik yabancı sermayeli bir firmaydı. Bir gün arkadaş çevrem” X Kozmetik Alman firması var istersen onu yapabilirsin”diye öneride bulundular.

Araştırmadan karar vermek istemedim, kataloğunu incelediğimde ürünlerinin fiyatlarının çok yüksek olduğunu gördüm, çevremize ürün satışı yaparken fiyatlarında biraz bütçelere uygun olması gerekiyordu, kayıt olabilmem için maddi durumunun iyi olması gerekiyordu.Bu yüzden üye olmak istemedim ama başarılı ürün üretimi yaptığı İçin tebrik ediyorum. İş olarak hangi firma ile çalışacağıma karar veremiyordum aynı anda iki firmada çalışamazdım Avon’dan istifa edip Oriflam yapmaya karar verdim. 3 ayda Oriflam’de üst danışman oldum işimi sevmiştim güzelde kazanç elde etmeye başlamıştım fakat içimde hep Türk firmasında çalışmanın hayalini kuruyordum.

Sonrasında hayalini kurduğum %100 Türk şirketi Farmasi Kozmetik ile 2010 yılında tanıştım. Farmasi’nin bir çok yönü beni çok etkilemişti. Her şeyden önce %100 Türk şirketiydi.

(Kurucusu Dr. Cevder TUNA Allah gani gani rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. )

Farmasi Kozmetik’in Ömerli’deki 125.000 m2’ lik kendi tesislerinde günlük 1.000 ton üretim kapasitesi ile ürünleri üretmesi, 5 ayrı fabrikanın aynı tesis içinde bulunması yani entegre bir tesis olması, Farmasi fabrikalarının bacasının olmaması, çevreye ve doğaya zarar vermemesi, Farmasi ürünlerinin üretiminin SAĞLIK BAKANLIĞI onayının ve çok fazla sayıda sertifikasının olması, Dünya çapında 125 Ülkeye ihracat yapması 25 Ülkede Doğrudan satış yapması beni çok cezbetmişti.